-
Google kullanıcıları, bulunduğunuz sayfayı leyin :)
Konu Etiketleri: cocukla etkili iletişim kurma teknikleri, okul öncesi çocuğuyla iletişim kurma yolları
Çocukla İletişim Kurma Yolları
-
Kayıtlı Kullanıcılar
Çocukla İletişim Kurma Yolları
İletişim sosyal sürecin hayati noktasıdır
Özellikleçocukla kurulacak tutarlı ve etkili bir iletişim, çocuk eğitiminin ve mutlu biryaşamın temel taşıdır
İletişimde kişiyi etkili kılan,insanlarla yapıcı olarakkonuşmasını öğrenmedir
Aynı zamanda iletişimde temel ilke kabuletmedir
Başkalarını olduğu gibi kabul etmek ,ilişkileri kuvvetlendirmede enönemli etkendir
Bu nedenle çocuğa yakınlaşırken onu ana-baba veya öğretmenolarak olduğu gibi kabullenmeli ve bu haliyle sevdiğini ,önemsediğinihissettirmelidir
unutulmamalıdır ki çocuğu kendi isteklerimiz amaçlarımızyönünde programlamak değil çocuğun yetenek ve özelikleriyle yönlendirmek onueğitmektir
Çocukla iletişim kurmanın en etkili yolu onu dinlemektir
Onu DUYMAKdeğil DİNLEMEK önemlidir
Çocuğun anlattığı önemsediği şeyleri pasifçe dinleyiptepkide bulunmamak duymaktır ve çocukla iletişime fazlasıyla zarar verir
Çocukkendini değersiz hisseder
Olumsuz duygular yaşamasına sebep olur
Çocukta etkinbir iletişim kurmak için ,duygularını ifade etmek ona yardımcı olmasıgerekir
Genellikle çocuğu üzen-korkutan kötü duygulardan onu uzaklaştırmayaçalışırız
Oysa bu çocuğu daha çok üzer
Çocuk hissetmekle ve o an yaşamaktaolduklarını karşıdan sözcüklerle duyduğunda rahatlar
Çünkü bir başkası ,onun içdünyasında yaşadıklarını anlayabilmiş ve bunu dile getirmiştir
Çocuklarladevamlı uzun ve sıkıcı öğütler ya da mantıklı açıklamalar yerine bir şeyin nekadar çok istendiğini ona hissettirin
Böylece çocuğun gerçeği kabullenmesikolaylaşır
Günlük yaşamda gerek ebeveyn-çocuk gerekse eğitimci çocuk alanındayer yer mücadele yaşanır
Öyleki zamanla bu bir güç gösterisi savaşınadönüşür
Böylesi durumda yapılacak en mantıklı şey çocuk olsaydım böyle birdurumda ben ne yapardım ? sorusunu cevaplamaktır
Böylece çocuğun karşısındayer yer olmak yerine onun yanında olunacaktır
Çocuğun hatalarını şamar gibiyüzüne vurmak,problemi çözmek yerine,içinden çıkılmaz bir hal olmasına yolaçar
Oysa sorunu dile getirip ,açıklık kazandırmak ,çocukların o anda yapmalarıgerekeni kendi kendilerine bulmalarına yardımcı olacaktır
Çünkü çocuk suçlanmakyerine konu hakkında bilgilendiklerinde yapması gerekeni anlar
seyhan.net - Çocukla İletişim Kurma Yolları
ÇOCUĞUN AİLE İLE OLAN İLİŞKİLERİ
Anne-baba çocuk ilişkilerini ,içindeyaşanan toplumun etkisi belirler
Türk aile ve sistemine bakıldığında geneldeotoriter kısıtlayıcı ,aşırı koruyucu ve kontrol edici bir yapının öne çıktığı,çocukların saygılı, baş eğici ,pasif,uysal kişilik yapısıyla biçimlendiğikurallarla uygun davranışlar ödüllendirilirken, aktif, sorgulayıcı, atılgandavranışların cezalandırıldığı görülmektedir
Başka bir deyişle toplumumuzdaçoğunlukla pasif ve söz dinleyen çocuklar anne-babayla olumlu ilişkilerlegirmekte, kendi görüşlerini ifade edebilen aktif ve girişken çocuklar iseçatışma kaynağı olmaktadır
Bu zamanla öylesi bir hale dönüşür ki çocuk -aileilişkisi bir kazanma kaybetme gibi bir güç gösterisine dönüşür
Böylece bazenebeveynler baskın çıkarak çocuk kaybeder, ya da çocuk baskın çıkarak annebabasına kaybettirir
Bu yöntemlerin her ikisi de son derece sağlıksız sonuçlardoğurur
En güzel ve sağlıklı çözüm ,içinde -kaybeden tarafı olmadığı-bir yöntemüretebilmektir
Yeni ebeleyen ve çocuk sorunu karşılıklı doyum ilkesi içindeçözmelidir
İhtiyaçlar karşılıklı dile yetirilmeli ve sorun iki tarafın kabuledebileceği şekilde çözümlenmelidir
Burada önemli olan tarafların kendi ihtiyaçve haklarını gözetmesi kadar, karşıdakinin ihtiyaç ve haklarına da saygıgöstermesidir
Yeni bir uzlaşı noktasında birleşmektir
Anne babalar çocukeğitirken genelde üç gurupta toplanabilecek davranışlar sergilerler,Bunlardanilki Denetleyici yaklaşımdır
Burada anne- baba davranışlarının ortak yönüçocuğun tutum ve davranışını değiştirme yaklaşımıdır
Bunu yaparken detehdit ve şiddet kullandıkları gibi sevgiyi esirgeme ,küsme ya da aşağılama gibitepkiler gösterirler Bu aşamada çocuk ,hangi davranışın hangi tepkiyi alacağıkonusunda bir fikre sahip değildir
Çocuk korku temelinde büyüdüğü içinkorkutulmuş sindirilmiş ya da isyankar bir birey olur
Bazen her ikisi bir aradabulunabilir
Diğer bir yaklaşım tarzı destekleyici yaklaşımdır
Buradaçocuğa yakın ilgi gösterilir (hatta sözle veya dokunarak belirtilir),onunlaortak faaliyetlerde bulunulur ve en önemlisi çocuğun benliği onaylanır
Böyleceçocukta sağlıklı bir psiko sosyal gelişim yaşanır ve ebeveynlerin beklentilerinedaha olumlu cevap verir
Çünkü çocuk ailesi tarafından olduğu gibikabullenip ,sevilmiş ve desteklenmiştir
Üçüncü yaklaşım ise pasif yaklaşımdır kiburada aile çocuğun etkinlikleri karşısında son derece ilgisiz ve kayıtsızdırBöylesi ailede yetişen çocukların öğretmen ve arkadaşlarına karsı olumsuzdavranışlar sergilediği ve eşyalara zarar verdiği gözlemlenmiştir
Ailelerinaklında bulundurması gereken en önemli unsur ,çocuk bireysel özelikleri vekapasitesine göre beklenti düzeyi geliştirmektir
Çocuk eğitiminde aile öyle biryerde durmalıdır ki çocuk her an anne-babanın yanında olduğunu bilerek destekbulsun ,hem de onların hiç görmeyerek özgür hissetsin
ÇOCUĞUN OKUL VEÖĞRETMENLE OLAN İLİŞKİLERİ:
Aileden sonra okul,çocuğun ilk temeltoplumsallaşma kurumu niteliğini taşır
Çocuk okula başladığında çevresindeuygulaması gereken kurallarla ,özümsenmesi beklenen bilgileri bulur
Eğerbirlikte yaşamaya yatkın ve okul olgunluğundaysa uyum da zorluk çekmez
Sınıf içive dışı etkinliklere katılır
Kendini ifade etmede zorlanmaz
Tam tersinekişilik özeliği ya da ailenin yanlış tutumu sonucu ,toplu yaşama,çalışma veoynamaya yatkın değilse okula uyumda zorlanır
Çocuğun okula başlama konusundahazır bulunuşluğu farklıdır
Bu farkı göz ardı etmek sağlıksız sonuçlardoğurabilir
*Okul ve Öğretmen:Öğretmenini öğretim yılı başındasergilediği tutum önemlidir
Bu tutum olumsuz davranışları pekiştirebildiği gibidaha iyi ve doyum sağlayıcı bir okul hayatı için yeni umutlar yaratabilir
Herçocuğun kendini duygusal ve sosyal açıdan güvenli hissedebileceği,korkularını vegüvensizliğini yenebileceği öğretmeninin ve arkadaşlarının ona gülmeyeceği birortama ihtiyacı vardır
Ancak bundan sonra çocuk korkularını ve güvensizliğiniyenmeye ve okulda başarılı olmaya başlaya bilir
Ailesi tarafında gerekliihtiyaçları karşılanmayan ve kendine güveni olmayan çocuktan okulda yardımolmaksızın kendine olan güvenini geliştirmez beklenmez
Bu durumda öğretmeneönemli bir rol düşmektedir
Çocuğa başarabileceği görev ve sorumluluklarverilmeli sınıf gazetesini yönetme ,müzik kolu başkanlığı ,sınıf başkanlığı gibifırsatlar tanınmalıdır
Böylece çocuk ,yeni yetenekler geliştirebilir
Kendiniolan güvenini kazana bilir ve daha önemli başarılar için motiveolabilir
Başarısız çocuklara yardımın en önemli öğelerinde biri,başarıtecrübeleri yaratılarak güvenini güçlendirmektir
Çünkü öğrenmekten vekeşfetmekten doğan heyecan ve memnuniyeti tadamamış çocukların normal okulçalışmaları konusunda yeterince gayretli olmaları beklenemez
İlk olarak birarkadaşıyla birlikte sınıfta bir şeyler sunmak ,ortak ilgileri üzerine birşeyler konuşmak ,dersin belirli bir konusunun sunulmasının paylaşılması ,bu ilktecrübelere fırsat hazırlar Zira başarısız çocuklar düşük performanslarıyüzünden bir türlü gerçekleştirmedikleri paylaşmaya şiddetle ihtiyaçduyarlar
Başarısız çocuk ,genellikle kaybetmekten korkar
Öğretmen çocuğunzayıflıklarında n çok,iyi ve güçlü taraflarından yararlanarak bu korku ile başaçıkmasında yardımcı olabilir
Başarısız çocuk ,öğretmenin kendisini anladığındanemin olduğu taktirde onu memnun etmek amacıyla bir çaba içine girebilir İyi birödevin ardından çabasını takdir edilmesi sonucu ,çocuk her türlü okulfaaliyetiyle daha fazla ilgilenmeye başlayabilir
Ancak bütün bunları yaparkenöğretmenin çok sabırlı olması gerekir
Yeterlik duygusu yüksek olan öğretmen,öğrenci girişimciliğini teşvik eden,onu destekleyen ,bireysel ihtiyaçlaraeğilen ,sınıf kontrolüne (disiplinine) az zaman ayıran kişidir
Böyle bir öğrenmeortamı başarı düzeyini artırır
Bunun tersine düşük yeterlik duygusu içindekiöğretmenler çocukları öğrenmeye motive edememekte ve başarısızlık tohumuekmektedir
Aynı şekilde öğretmen düşük beklenti geliştirdiği öğrencileregenellikle daha az soru sormakta Kısaca,düşük beklenti geliştirilen öğrencileröğretmenlerinden daha az olumlu,sıcak,kişisel ilgi ve sözler olmayan iletişimalmaktadır
Oysa yüksek başarı için,yüksek motivasyon ihtiyaç bulunmaktadır
Öğretmenin beklentisinin düşük olması daha az övgü ve dikkat ÖğretmeninÖğrencide başarı konusundaBeklentilerinin beklentinin az olmasıdaha da azalmasıDaha az çaba sarfetme ve daha kötü notlar Okul başarısızlığı birkısırdöngüdür
Bu döngü, ancak öğretmenin beklentisini yüksek tutarak öğrenciyimotive etmesiyle kırılabilir
ÇOCUĞUN ARKADAŞLARIYLA OLANİLİŞKİLERİ
Arkadaş İlişkileri:Arkadaşlık gereksinmesi bebelik döneminekadar uzanır
Ağlayan bebek,yanına bir başkasının yaklaştığını görüncesusar
Çocuklar arkadaşlığa ,sadece doyum sağlamak için değil ,aynı zamandadeneyim kazanma amacıyla da gereksinme duyarlar
Çocuklar diğerleriyle birlikteola ola,grup isteklerini ve kabul edilen davranışı öğrenirler
12 aylık bebekleryan yana getirdiklerinde ,bir karşılıklı ilişki kurma (interaction) isteğigörülür
Birbirlerine bakar,yaklaşır,keşfeder ve daha sonra oyuncaklarınıpaylaşırlar
Ancak bu temaslar çok kısa sürelidir
Bu tür karşılıklı ilişkilerinpek azının süresi bir dakikayı geçer
Yaşamın ikinci yılında yaşıtlar arasıilişkiler daha karmaşık ve çeşitlilik gösteren bir hal alır
Ve 3 yaşınagelindiğinde ,çocuklar yaşıtlarıyla ilişki kurmada kendilerine özgü ve kalıcıyöntemler geliştirmiş olurlar
Bazılarında olumsuz sosyal tavırlargörülür
Bunların kurdukları ilişkiler tartışma ,saldırı ve dahasosyaldirler
Bunlarda yaşıtlarına bir şeyler verme,değerleriyle birliktefaaliyette bulunma ve sevgi gösterileri görülür
3 ve 4 yaşları arasındayaşıtlarla kurulan arkadaşlıkların sayısında artış 6olur
Anaokulu,yaşıtlarlabirlikte olma ve onlarla faaliyette bulunma konusunda geniş olanaklar sağlar Anababa ve öğretmenler ise,çocuğu sosyal faaliyetlere katılması için desteklerDıştan gelen bu desteklere ek olarak çocuğun gelişen bilişsel ,sosyal veiletişimsel becerileri yaşıtlarıyla daha başarılı ilişkilere girmesine olanakhazırlar (5)
Okul öncesi kurumlardaki 2-6 yaş çocuklarının sosyaletkileşimi,uzmanlarca farklı yöntemlerle ele alınmıştır
Uzmanlardan bazılarıaraştırmalarda Gözlem Yöntemleri ni kullanırlarken, diğerleri SosyometrikTekniklere ağırlık vermişlerdir
Çalışmalar,arkadaşlığın zamanla tutarlılıkkazandığı yolunda birleşmektedir
2-3 yaş çocuğu,oyun arkadaşını çabucakdeğiştirebilir ve sınıfta başka bir arkadaşını sevdiğini söyleyebilir
5yaşlarında ise,çocuğun artık uzunca bir süre beraber olduğu bir ya da ikiarkadaşı vardır
Okul öncesi dönemi çocuklarının kişilik özelliklerini inceleyenHarput (1970),bu dönemdeki çocukların büyük bir bölümünün sosyalleşmesi arkadaşcanlısı ve dışadönük olduklarını saptamıştır Saldırganlık davranışını konualarak ele alan Feshbach (1970), 2-5 Yaş çocuklarında sosyal Davranışınınİncelenmesi konulu 14 araştırmadan 97 sinde,özellikle erkek çocuklardasaldırgan tavır alışlar saptamıştır
4 yaşından önce çocuklar,normalolarak beraber oldukları,kişilerin oyun arkadaşları olmasını isterler
Onlarlaoyun faaliyetlerini paylaşmak arzusundadırlar
Bu dönemde çocuklar,kendileriyleoynayacak bir ya da iki arkadaşlarını seçerler
Önceleri seçtikleri oyunarkadaşları her iki cinsten olabilir
Ancak okula girmeye hazırlandıkları sırada
çocuklar oyun arkadaşlarını kendi cinslerinden seçmeye özen gösterirler
Çünküsosyal baskı nedeniyle kendi cinslerine uygun oyunlar oynamayıöğrenmelidirler
Çocuk ilkokula başladığında,arkadaşlarının sayısı ve bunlarınçocuktaki etkisi anaokulundakilere göre daha çoktur
Çocuğun arkadaş sayısındagörülen artışa rağmen ,bu dönemde henüz yakın arkadaşlıklara rastlanmaz
Oysa,son çocuklukta arkadaşlıklar sayı açısından değil ,yoğunluk açısından artışgösterir
Okul döneminde çocuklar,arkadaşlarını çoğunlukla yakınçevrelerindeki komşularından seçerler
Ancak seçimi yaparken,kendi yaşlarına,cinslerine ,zihinsel ve sosyal düzeylerine uygun olmalarına özen gösterirlerYıllar ilerledikçe ,arkadaş seçiminde ,yardımseverlik ,dürüstlük,sağduyu sahibiolmak arkadaş canlısı olmak gibi kişilik özellikleri ön sırayı almaya başlar
Guruplaşmalar ve(Çete Çağı):
Çocuk okula girdikten ve başkaçocuklarla ilişki kurmaya başladıktan sonra ,evin civarında yalnız başına ya dabir,iki arkadaşla oynama hevesini kaybeder
Artık o,yalnız başına kalmayı cansıkıcı bulur
Gezilirde, davetlerde veya aile toplantılarda anne babasıylabirlikte bulunmayı arzu etmez
Bu çağda kişisel oyunlardaki ilgi,gurup oyunlarınaçevrilir ve arkadaşsız oyun önemini yitirir
Çocukluğun sonlarına doğru arkadaşgurubunun daha etkili oluşunun,kısmen çocuğun zamanının büyük bir bölümününarkadaşlarıyla birlikte geçirmesini rolü vardır
Çocuğun içine girdiği bu çağa,sosyal bilincin çok hızlı geliştiği bir dönem olması nedeniyle (Çete Çağı)GengAge adı verilir
Çeteler son çocukluk yıllarının normal sosyalguruplaşmalar-dır
Çete,dışarıdan herhangi bir yardım görmeyen ve sosyal birhedefi olmayan,kendiliğinden oluşan yöresel bir guruptur
Ortak ilgilere sahipçocukların oluşturdukları oyun guruplarıdır
Anne babaların,öğretmenlerin ya dagençlik liderlerinin herhangi bir desteği olmadan ,çocuklar tarafındankurulmuştur
Bu guruplar,çocukların kendi gereksinmelerine uygun bir toplummeydana getirmeleri için kendiliğinden bir çabanın sonucu oluşurlar
Çete,otorite itibariyle yetişkinlere düşman olabilirler
Bununla birlikte çeteler,neyetişkini onayına gereksinim duyar,ne de dışarıdan herhangi bir kontrole bağımlıolmak isterler
Onlar,kendi otoritelerini kendileri sağlarlar
Çocuk ,aileçemberinden ,içinde akranlarının bulunduğu dünyaya doğru kaydıkça,bu kimselerlebirlikte olmaktan daha çok doyum sağlamayı öğrenmek zorundadır
Utangaç olsunolmasın,yabancılara dostça yaklaşma yollarını öğrenmelidir
O,artık akrangurubunu bir bireyi olur
Bu gurup giderek çocuğun davranış ve tavırlarıüzerinde etkisini gösterecek ve aile gurubunun yerini alacaktır
Bu akran gurubu,birlikte duyan ve hareket eden aşağı yukarı aynı yaştaki kimselerinkümesiolarak tanımlanabilir
Çocukların ev dışı çevrelerindeki arkadaş ve diğererişkinlerle olan ilişkileri ,olumlu ve doyum verici biçimde ise,onlar bu türlübir sosyal ilişkiden memnun kalacaklar ve aynı ilişkilerin yenilenmesiniisteyeceklerdir
Aksi gerçekleştiğinde ise,dış dünyayla ilişkilerini keseceklerve aile üyelerine döneceklerdir
6 yaşından 8 yaşına doğru gurup oyununda giderekbir artma görülür
Bu değişmeye koşut olarak sosyalleşmede de belirgin bir artışmeydana gelir
Çocuk daha az bencil ve saldırgan ,buna karşılık ,daha fazla grupbilincine sahip ve yardımsever olur
Tipik bir çocuğun oyun gurubu (ya da çetegurubu ) ortak ilgileri olan çocuklardan oluşur
Bu gurubun temel amacı ,hoşvakit geçirmektir
Yapılan bazı araştırmalar ,neşeli ,iyi,arkadaşça olmak,ilgi vezevk benzerliği,yakın oturmak gibi faktörlerin arkadaş seçiminde önemli etkenlerolduğunu göstermiştir
6-7 yaşından itibaren kızlar ve erkekler ,,kendicinslerinden oluşan guruplarıyla birlikte oynamaktan büyük bir zevkduyarlar
Yaklaşık olarak 7 veya8 yaşlarında 11 veya 12 yaşlarına kadar olan sonçocukluk çağında ,söz konusu çocuk gurupları 6 kişiden 10 kişiye kadaryükselir
Fakat bu guruplar ,üyelik bakımından hala kesinleşmiş ve mükemmelleşmişdeğildir
Gurup giderek kendi hareket tarzını kurallarını geliştirir
Bu ,üyelerinhile yapmadan oynamalarını sağlamak ,gurubun giriştiği işde herkesin kendipayına düşeni yapmasına olanak hazırlamak şeklinde gerçekleşir
Yaşın artmasıylabirlikte ,hem çocuğun ilişkide bulunduğu gurubun büyüklüğünde,hem de gurupfaaliyetlerinin süresinde bir artış vardır
Oyun gurubu zamanla çocuğun yaşamınahükmetmeye başlar
Ona birtakım kavramlar kazandırır
Bunlardan bir bölümüdoğru,bir bölümü yanlıştır
Bir gruba ait olma,çocuğu sadece arkadaş ve eğlencesağlamakla kalmaz,aynı zamanda ona gurur ve statü duygusu da verir
Sonuç olarakçocuk,gurubuna karşı güçlü bir bağlılık duygusu beslemeye başlar
Tekbaşına ele alındığında , kollektif oyun faaliyetinin ,çocuğu bencilliktenkurtarması,işbirli ğini geliştirmesi ve insanların birbirlerine gereksinmeleriolduğunu göstermesi bakımından önemi büyüktür
Çocuğun arkadaş gurubu,onun sosyaltavırlarını etkiler
Bu sosyal tavırlar,çocuğun genellikle diğer bireylere vesosyal yaşama karşı tüm tutum ve davranışlarını içerir
Bir dereceye kadar ailedekazanılan bu tavırlar ,çocuğun arkadaş gurubuyla olan deneyimleri sonucudeğişebilir
Genel bir kural ,okul öncesi dönemde aile içi deneyimler,okuldöneminde de aile dışı deneyimler,kişilik oluşumu ve yapılanmasında büyük birönem taşımaktadır
- Benzer Konular
- Son Konular
Anne Babalar İçin Çocukla İletişim
Ebeveynler çocuklarını topluma hazırlarken eniyi yöntemi, en iyi anne olma ve en iyi çocuk yetiştirme beklentisi...
Bizsmf site kurmayakarar verdik.Ve bu konuda hiç bilgimiz yok.Smf dosyaları dil paketleri hepsi hazır.(neredeyse).Smf forum kurulumunu anlatırsanız...
Sosyal Hizmet Uzmanı Hicran Kınıkhttp://www.seyhan.net/images/smilies/smilev.gif ebeveynlerin bu kaygılarından kurtulması için zamanın kaliteli bir...
Tanıtım:
Leaf sayesinde bilgisayarlar, hatta XBox ve medya merkezleri arasında bile sanal ağ kurabilirsiniz. Kurduğunuz bu ağlarla LAN destekli...
Lin Vps de add server diye bir bölüm var o bölüm ne işe yarıyor ?
Bilen varmı acaba ?
Bir server kurmayı düşünüyorum sa-mp arkadaşlar ile takılmak...
Sanal Alışveriş Merkezi Site Adresi:rositellshop.com
Kuruluşu Tarihi:2010
İçerik:Sanal Alışveriş Merkezi
Tanıtımı:
http://www.rositellshop.com/images/tema/ro... Eğlenceli Mynet Sohbet Odaları Site Adresi:mynet.bz
Kuruluşu: 2010
İçerik:Eğlenceli Mynet Sohbet Odaları
Tanıtımı:
http://www.mynet.bz/mylogo.png
Sohbet karşı... Hızlı Okuma Ve Hafıza Teknikleri Site Adresi:hizliokumateknigi.com
Kuruluşu Tarihi:2010
İçerik:Hızlı Okuma Ve Hafıza Teknikleri
Tanıtımı:
http://www.hizliokumateknigi...