-
Google kullanıcıları, bulunduğunuz sayfayı leyin :)
Konu Etiketleri: dimetikon ve siklometikon içeren şampuan, pigment demir oksit, ingilizce kozmetik ürünler bilinmesi gerekenler, siklometikon içeren saç ürünleri, siklometikon içeren şampuan, siklometikon içeren şampuanlar, kozmetik ürünler hakkında bilinmesi gerekenler, kozmatik ürünler hakkında bilinmesi gerekenler, kozmetik ürünlerini hakkında bilinmesi gerekenler, maskaralarda pseudomonas aeroginosa
Kozmetik ürünleri hakkında bilinmesi gerekenler
-
Kayıtlı Kullanıcılar
Kozmetik ürünleri hakkında bilinmesi gerekenler
seyhan.net - Kozmetik ürünleri hakkında bilinmesi gerekenler
Kozmetik ürünleri hakkında bilinmesi gereken
Kozmetik hakkında bilinmesi gerekenler
Makyaj Malzemeleri Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Fondötenler
Fondötenler, her deri rengindeki insanda renk farklılıklarını gizlemek ve renk düzensizliklerini örtmek için kullanılmaktadır
Beyaz ırk için olan fondötenler en az 7-8 tonda olmalıdır
Kısacası fondöten pigmentli bir nemlendiricidir
Yüz fondötenleri tüm yüze uygulanır ve uzun süre kullanılır
Bu nedenle derinin tedavisinde önemli rol oynar ancak aynı zamanda en problemli olan yüz kozmetiğidir
Yüz fondöteni modern bir üründür; 1936 yılında Max Factor tarafından özellikle film endüstrisinde kullanılmak üzere geliştirilmiş ve patenti alınmıştır
Kısa bir süre sonra mükemmel örtücülüğü, kadifemsi görünümü ve yüze istenen rengi verebilmesi nedeniyle popüler olmuştur
Formülasyon
4 ana fondöten formülü bulunmaktadır: 1)yağ bazlı, 2)su bazlı, 3)yağsız ve 4)susuz veya susuz anhidroz formları
Yağ bazlı ürünler kuru deriler için üretilmektedir; su bazlı olanları ise her deri tipine uygun olabilir
Yağsız formüller yağlı derilerde kullanılırken susuz (anhidroz) formları çok uzun süre kalıcı olduğundan kamuflaj ve görsel sanatlarda kullanılmaktadır
Yağ bazlı formüller mineral yağlar veya lanolin alkol gibi yağlarda süspanse edilmiş pigmentler içeren yağdaki su emülsiyonlarıdır
Bitkisel yağlar (hindistan cevizi, susam, aspur (=yalancı safran) (safflower)) ve sentetik esterler (izopropil miristat, oktil palmitat, izopropil palmitat) de katılabilir
Uygulamadan sonra fondötendeki su buharlaşarak yağdaki pigmentin yüzde kalmasını sağlar
Bu durum özellikle kuru derisi olanlarda istenen nemli deri hissine neden olmaktadır
Tümüyle formülün yağlı fazında hazırlandıklarından yağ bazlılarda fondöten derinin yağı ile karıştıkça renk değiştirmez
Su bazlı fondötenler pigmentin emülsifiye edildiği az miktarda yağ içeren sudaki yağ emülsiyonudur
Primer emülsifiye edici ajan genellikle trietanolamin gibi bir sabun veya bir noniyonik surfaktandır
Daha az miktarda olan sekonder emülsifiye edici ajan ise genellikle gliseril stearat veya propilen glisil stearattır
Bu popüler fondötenler çok az kuru veya normal deri için uygundur
Pigment yağda bulunduğundan bu türlerde de renk değişikliği gözlenmez
İçerdiği yağ miktarı az olduğu için kullanma süresi daha kısadır
Bu ürünler genellikle şişe içinde satılmaktadır
Yağsız fondötenlerde hayvani, bitkisel veya mineral yağlar bulunmaz
Silikonlar, dimetikon veya siklometikon gibi diğer yağlı maddeleri içerir
Deride kuru bir hisse neden olduklarından yağlı cildlerde kullanılmaktadır
Silikon nonkomedojenik, nonaknejenik ve hipoallerjiktir
Bu nedenle de çok popüler olmuştur
Bu ürünler de genellikle sıvı olup şişede satılmaktadır
Yağ kontrollü fondötenler yağsız fondötenlerle karıştırılmamalıdır
Tüm fondötenlerde deri yağını emen kurutucular bulunur
Yağ kontrollülerde ek olarak talk, kaolin, nişasta veya diğer polimerler gibi yüksek miktardaki deri yağını emebilecek ek kurutucular bulunur
Bu kurutucular genellikle dimetikon bazlıdır; ancak bazı formüllere mineral yağlar eklenebilir
Bu nedenle yağ kontrollü fondötenler yağsız demek değildir
Susuz veya susuz (anhidroz) fondötenler suya dayanıklıdır
Bitkisel yağ, mineral yağ, lanolin alkol ve sentetik esterler yağ fazını oluştururlar
Bunlar krem haline getirebilmek için mumlarla karıştırılabilir
Fondötene opaklık kazandıracak şekilde pigment miktarı artırılabilir
Renk veren ajanlar titanyum dioksit ile demir oksit bazlıdır, bazen bunlara ek olarak ultramarine blue da eklenebilir
Titanyum dioksit, hem gizleyici hem de örtücü olarak iş görür
Bu ürünler yüzlerinde izleri olan kişilerde bu izleri örtmek için rahatlıkla kullanılabilir
Yüzey özellikleri
Fondötenler farklı rötuş özellikleri ile yani finiş üretilmektedir: mat, yarı mat, nemli yarı mat ve parlak
Finiş, bir kozmetiğin yüzey özelliğidir
Mat finiş fondötenler yansıma yapmaz ve genellikle yağsızdır
Bu tür ürünler fondöten uygulandıktan bir süre sonra ciltleri parlamaya başlayan yağlı derili kişiler için uygundur
Yarı mat finişde çok az parlama olur ve genellikle yağsız veya su bazlıdır
Hafif yağlı ve normal deriler için uygundur
Nemli yarı mat fondöten genellikle orta derecede yağ içeriği olan su bazlıdır
Normal ve kuru deriler için uygundur
Parlak fondötenler yağ bazlıdır ve kuru deriler için uygundur
Bu tür fondötenlerin nemlendirici özelliği de bulunmaktadır
Uygulama
Tercih edilen fondöten mümkün olduğu kadar deri rengine yakın olmalıdır
Ancak bunu saptamak zor olabilir
Örneğin burun ve yanak derisi alın ve çeneye göre daha kırmızımsıdır
Fondöten alt çene kemiği köşesi derisine uydurulur, çünkü yüz rengi ile çene altı derinin rengi uydurulmalıdır
Fondötenin rengi, güneş ışığında seçilmelidir; mağazalarda kullanılan yoğun floresan ışığı renk algılamasını bozabilir
Genel olarak fondöten parmak uçları ile uygulanmalıdır
Birazcık fondöten alına, burna, çeneye ve yanaklara konulmalı ve dudaklarda dahil tüm yüz derisine yayılana kadar dairesel hareketlerle homojen olarak dağıtılmalıdır
Son olarak bir sünger veya pudra ponponu yukarıdan aşağıya doğru hareketlerle gezdirilerek olabilecek herhangi bir çizgi kaybedilmeli ve yüz kıllarının yatırılması sağlanmalıdır
Fondöten saç çizgisine, tragusa (kulak önüne) ve çene altına yayılırken dikkat edilmelidir
Aynı dikkat göz çevresine de verilmelidir
İstenirse tüm üst göz kapağına da fondöten uygulanabilir
Daha sonra fondötenin yerleşmesine veya kurumasına zaman tanınmalı ve fondöten hafif dokunmayla çıkabilir olmamalıdır
Ek kapama isteniyorsa ikinci bir tabaka daha uygulanabilir
Yan reaksiyonlar
Fondötenler ender olarak allerjik veya irritan kontakt dermatite neden olmaktadır
Genellikle bu tür reaksiyonlara fondötenin içinde bulunan koku veya koruyucu maddeler neden olmaktadır
İrritan kontakt dermatite daha sık rastlanmasının nedeni genellikle bu tür ürünlerin günde 8 saatten daha fazla süre kullanılıyor olmasıdır
Fondötenler açık veya kapalı olarak leke (patch) şeklinde test edilebilir
Bazı fondötenlerin üzerinde "hassas derilere uygun" ibaresi bulunmaktadır
bununla ne kastedildiği tam olarak bilinmemektedir
Bu ürünlerin incelenmesi sonucu bu ürünlerde herhangi bir allerji nedeni olabilecek ürün grubunun veya kimyasalın bulunmaması gibi bir durum olmadığı görülmüştür
Ancak bu ürünlerde allantoin gibi deriyi rahatlatan ek maddeler bulunabilmektedir
PUDRALAR
Pudralar, renk düzensizliklerini örter, yağı kontrol eder, deriye mat bir görünüm verir ve dokunulduğunda pürüzsüzlük kazandırır
Aslında pudra bir nemlendiriciden sonra kullanılır ve bir tür pudralı fondöten etkisi göstermesi sağlanır
Pudralı fondötenlerin yerini likit fondötenler almıştır
Ancak deri yağını çok iyi kontrol altına alan kadifemsi bir kapama isteyen kişilerde en iyi sonucu pudralı fondötenler verir
Kişinin deri tipine uygun bir nemlendirici uygulanır ve kurumasına veya oturmasına zaman tanınır
Daha sonra ışığı geçiren pudra uygulanır
Formülasyon
Tüm kaplama pudralarda baskın olarak talk (hidrate magnezyum silikat) ve artan miktarlarda kapayıcı pigmentler bulunur
Bu pigmentler opaklıklarına göre sınıflanabilir: titanyum dioksit, kaolin, magnezyum karbonat, magnezyum stearat, çinko stearat, hazırlanmış kireç, çinko oksit, pirinç unu, kireç çökeltisi ve talk
Genellikle en iyi opasitenin 0,25 mikron büyüklüğünde partiküllerle elde edildiği kabul edilmektedir
Magnezyum karbonat, aynı zamanda yağ kurutucudur ve pudranın nemlenmesini önleyici ve ek parfümleri absorbe edici olarak da kullanılabilir
Kaolin (hidrate aluminyum silikat) de yağ ve ter emici olarak kullanılabilir
Pudralar genellikle tabaka halindedir ve yüze pudra ponponu ile uygulanmaktadır
Transparan pudralarda da aynı formüller bulunmaktadır, ancak daha az miktarda talk, titanyum dioksit veya çinko oksit bulunmaktadır
PUDRALAR
Pudralarda genellikle ana pigment olarak demir oksitler kullanılmaktadır, ama ultramarine, krom oksit ve krom hidrat gibi diğer inorganik pigmentler de kullanılabilir
Transparan pudralar alttaki deriyi daha belirginleştirmek ve fondöten tonlarını vurgulamak için kullanılır
Bu nedenle transparan pudralar uygun renkte fondöten bulamayan kişilere yardımcı olabilir
Uygulama
Pudralar sıkıştırılmış halde bulunur
Pudra ponponu veya fırça ile uygulanır
Yüze mat bir finiş verirler
Kuru derilerde derinin daha da kurumasına neden olabilirler
Ancak derisi yağlı olan ve dolayısıyla parlayan kişilerde çok yararlı olabilir
Ters etkiler
Genellikle pudra bu tür reaksiyonlara neden olmamaktadır, ama içindeki kokular problemlere neden olabilir
Ancak formülündeki kaba partiküller nedeniyle irritan kontakt dermatit görülebilir
Astması veya vazomotor riniti olan kişilerde pudranın solunması sorunlara neden olabilir
Pudralarla kapalı veya açık olarak leke testi uygulanabilir
ALLIKLAR
Yanakların pembemsi rengini artırmak için kullanılır
Formülasyon
Allık pudralar da pudralar gibi formüle edilmektedir, ancak içine daha canlı renkte pigmentler eklenmiştir
Kapama özelliğinden çok renk istendiğinden içinde fazla miktarda çinko oksit bulunmamaktadır
Krem allıklar ise susuz (susuz (anhidroz)) fondötenler gibidir ve esterler, mumlar, mineral yağ, titanyum dioksit ve pigmentler içerir
Uygulama
Doğal bir görünüm için yanak renklerinin uygulamasına gözün hemen altındaki yanağın etli kısmından başlanmalıdır ve gözün dış tarafına doğru sürülmelidir
Böylece çıkık çene kemikleri görünümü elde edilmesi sağlanır
Ters etkiler
Özellikleri pudralar ile aynıdır
Kapalı veya açık olarak leke test uygulanabilir
RUJLAR
MÖ 7000 yıllarından yani Sümerlerden beri dudak renkleri kullanılmaktadır
Bu uygulama, Mısırlılardan Suriyelilere, Asurlulara, Perslere, Yunanlara, Romalılara ve günümüz toplumuna aktarılagelmiştir
Bugünkü ruj 1920'de İngilizcede push-up holder olarak adlandırılan rujların çevrilerek dışarı çıkarıldığı ve tekrar çevrilerek içine sokulabildiği kutular bulunduğunda ortaya çıkmıştır
Formülasyon
Rujlar farklı konsantrasyonlarda mumların, yağların ve pigmentlerin karışımıdır
Örneğin dudakta uzun süre kalması istenen bir rujda yüksek miktarda mum, az miktarda yağ ve yüksek oranda pigment bulunur
Buna karşın düz ve kremli bir görünüm veren rujda az mum ve fazla yağ bulunur
Rujlarda kullanılan mumlar genellikle balmumu, doğal balmumu (candelila wax), Brezilya balmumu (carnauba mumu), ozokerit mumu, lanolin mumu, ceresin mumu ve diğer sentetik mumlardır
Genellikle arzulanan erime noktasını elde etmek için bu mumların çeşitli karışımları kullanılmaktadır
Yağ olarak kastor yağı, beyaz mineral yağı, lanolin yağı, hidrojenlenmiş bitkisel yağlar veya oleil alkol kullanılır
Yağların amacı dudaklara uygulamak için birtabaka oluşturmaktır
Yağlar aynı zamanda pigmentin ürün içinde dağılımı için de gereklidir
Rujlarda farklı tiplerde renklendiriciler kullanılmaktadır
Bulaşmayan renkler ve ruj kalıcılığı floresan, halojenli floresanlardan ve suda çözünmeyen boyalardan oluşan bromo asitlerinin kullanılması ile elde edilir
Diğer pigmentler ise suda çözünmez boyalar ve yatırma boyalardır
Metalik yatırmalar aluminyum gibi metalik bir maddede yatırılmış veya çökertilmiş çözünmeyen boyalardır
Örneğin FD&C Blue No
1, aluminyumda çökertilmiş bir azo boyasıdır
(Azo boyaları azobenzen türevleridir, genellikle sarı, kırmızı ve kahverenkli olup asit ya da baz özelliklerine sahiptir)
Diğer yatırılmış renkler kalsiyum veya baryum tuzları bazlıdır
Ters etkiler
Rujlara özgü olan bir dizi içerik, duyarlı kişilerde sorunlara neden olabilir
Çoğu rujda bulunan kastor yağı, bromo asit boyalarını mükemmel çözebilme yeteneği için kullanılmaktadır; ender olarak allerjik kontakt dermatite neden olmaktadır
1920lerin ortasındaki belli başlı ruj hassaslaştırıcıları bromo asit boyaları idi
Bunlardan biri eozindir (D&C Red No
21)
Bu yıllarda eozin suda çözünmeyen kırmızı rujlarda kullanılmakta idi
Bu çıkmayan rujlar yeniden piyasada yerlerini almaya başlamıştır
Rujlar kaçınılmaz bir şekilde ağız içine girdiklerinden rujlardaki renk verici maddelerin güvenilirliği çok önem kazanmıştır
FDA sertifikalı renkleri üç gruba ayırmaktadır: 1)Food, Drug and Cosmetic (FD&C) renkler, 2)Drug & Cosmetic (D&C) renkler ve 3)External drug & Cosmetic renkler
Sadece ilk iki grup rujlarda kullanılabilir
FAR (EYE SHADOW)
Far, sıkıştırılmış pudra, susuz (anhidroz) krem, emülsiyon ve kalem şeklinde olabilir
Renk seçeneği çok fazladır, ancak hiçbir zaman katran ürünleri göz çevresinde kullanılmaz
Sıkıştırılmış pudralar en popüler olanıdır, göz kapağına yumuşak süngerli bir aplikatörün sürülmesi ile uygulanır
Bu farlar genellikle pigmentli talk ve bağlayıcı olarak çinko veya magnezyum stearat içerir
Kaolin ve kireç hem yağ emilimini artırmak hem de kullanım süresini artırmak için kullanılabilir
Yüzey özellikleri mattan inci parlaklığına hatta metalik parlaklığa kadar değişmektedir
Kapama etkisini artırmak için pastel mat finişlide titanyum dioksit kullanılmaktadır
Ancak arzulanan incimsi parlaklığı kapayacağı için inci parlaklığındaki farlarda kullanılmaz
İnci parlaklığını sağlamak için bizmut oksiklorit, mika ve balık pulu özü standart kullanılan malzemelerdir
Metalik parlaklık ise bakır, pirinç
aluminyum veya gümüş tozlarının eklenmesi ile elde edilir
Ters etkiler
Göz kapağı derisi vücudun en ince derisidir ve sıklıkla hem irritan hem de allerjik kontakt dermatit görülebilmektedir
North American Contact Dermatitis Group kozmetik reaksiyonların %12'sinin göz kapaklarında olduğunu belirlemiştir
Ancak bu reaksiyonların %4'ü göz makyajları ile ilgilidir
Dahası rutin leke testleri ile göz kapağı dermatitinin etyolojisini belirlemek zordur
Bir çok madde eller aracılığı ile gözlere kaçabilir
Göz makyajının dermatit nedeni olduğu belirlenirse irrtan mı yoksa allerjik kontakt dermatit mi olduğu belirlenmelidir
İrritan kontakt dermatit daha sıklıkla görülmektedir
Genellikle kullanma testi önerilmektedir
Kullanma testinde far göz kapağının kenarına birbirini takip eden 5 gece boyunca sürülür ve daha sonra değerlendirilir
MASKARA
En sık kullanılan göz kozmetiğidir
Çoğu tarihi uygarlıklardaki kadınların kullandığı orijinal maskara, antimon trisülfit bazlı kömürdür
Modern maskaranın amacı kirpikleri koyulaştırmak, uzatmak ve kalınlaştırmaktır
Formülasyon
Maskara bulaşmasına, tahrişe ve zehirlenmeye neden olmadan kolay ve düzgün uygulanabilmelidir
US Food, Drug and Cosmetic Act kirpikler için katran renklerinin kullanımını yasaklamıştır
Bu nedenle maskara renklendiricileri bitkisel renklerden veya inorganik pigmentlerden ve yatırma renklerden seçilmelidir
Kullanılan renklerden demir oksit siyah, ultramarine blue navy ve amber veya burnt sienna veya sentetik kahve oksiti kahverengi için kullanılır
Likit maskara en popüler olanıdır
Likit maskaralar su bazlı, solvent bazlı ve su/solvent hibrit karışımlar olarak sınıflandırılabilir
Bu ürünler, yuvarlak bir fırçanın tüpün ağzındaki ufak bir delikten kendiliğinden sıyrılarak ve böylece belli miktarda ürünün fırçadan uzaklaştırılmasını sağlayan otomatik maskara tüplü olduklarından kendine özgüdür
Su bazlı maskaralar, mumlardan (balmumu, Brezilya mumu, sentetik mumlar), pigmentler (demir oksitler, krom oksitler, ultramarine blue, kızıl (carmine), titanyum dioksit) ve suda çözünmüş reçineden oluştuğu için böyle anılmaktadır
Suda yağ emülsiyonu olarak sınıflandırılır
Su buharlaşarak kirpikleri koyulaştıran ve kalınlaşan bir ürün ortaya çıkar
Ürün suda çözünür olduğundan çıkarılması kolaydır ancak terleme veya gözyaşı ile bulaşabilir
Bazı su bazlı maskalar fazla miktarda mum veya pigmentin kirpiklere tutunmasını artırmak için bir polimer içerdiğinde "suya dayanıklı" olarak etiketlendirilirler
Su bazlı maskaralar, suda yetişebilen bakterilerce kolaylıkla kontamine olabilirler
Bu nedenle genellikle parabenler gibi koruyucular içermelidir
Bu nedenle de parabene duyarlı kişilerde allerjik reaksiyonlara neden olabilir
Buna rağmen su bazlı maskalar en az tahriş edici maskara türleridir
Solvent bazlı maskaralar pigmentlerin ve mumların eklendiği petrol damıtımı ürünlerden oluşurlar
Bu nedenle de suya dayanıklıdır
Terleme ve gözyaşı ile bulaşmaz ancak çıkarılabilmesi için yağ bazlı bir temizleme losyonuna veya kremine ihtiyaç duyulur
Ürün yeteri kadar çıkarılmadığında kirpiklerde artıklar kalabilir
Bu maskaraların daha uzun kuruma süresine gereksinimleri olduğundan uyguladıktan hemen sonra bulaşmasından korunmak gerekir
Solvent bazlı maskaralara da koruyucular eklenir, ancak petrol bazlı solvent antibakteriyel olduğundan mikrop bulaşması çok büyük bir problem olmamaktadır
Bazı ürünlerde talk veya kaolin kirpik kalınlaşmasını artırmak ve naylon veya rayon lifleri de kirpikleri uzatmak amacıyla eklenebilir
Solvent bazlı maskaralar gözleri tahriş edebilir
Bazı maskaralar ya suda yağ ya da yağda su emülsiyonu oluşturacak şekilde hem solvent bazlı hem de su bazlı sistemleri içerebilir
Buradaki amaç su bazlı maskaralar gibi kısa zamanda kuruyarak kalınlaşan ve aynı zamanda solvent bazlı maskaralar gibi suya dayanıklı bir ürün elde etmektir
Ters etkiler
Modern likit maskaralarda applikatör kullanımlar arasında tüpün içine sokulu tutulduğu için maskaraya bakteri bulaşması için birçok fırsat doğmaktadır
En korkulanı özellikle Pseudomonas aeruginosa ile olan kornea enfeksiyonudur ve görmeyi kalıcı bir şekilde etkileyebilir
Her ne kadar maskaralarda koruyucular bulunsa bile maskara tüplerini ilk kullanımdan 3 ay sonra atmak ve aynı maskara tüpünü başka kişilerin kullanmamasını sağlamak akıllıca olacaktır
Tekrarlayan bakteri enfeksiyonları olan kişilerin solvent bazlı maskaraları tercih etmeleri gerekir
Mantar enfeksiyonları da ender olmasına karşın görülebilir
Mantar enfeksiyonları en çok bağışıklık sistemi baskılanmış veya kontakt lens takanlarda görülmektedir
Eğer gözyaşı ile maskara konjunktiva kesesine ulaşacak olursa konjunktiva boyanabilir
Bu durum daha çok tarsal konjunktivanın üst sınırında görülür
Genellikle semptom vermeyen bu durumun bir tedavisi bulunmamaktadır
Ilgili kelimeler: kozmetik, kozmetikcim, kozmetikçim, kozmetik market, kozmetik markaları, kozmetik firmaları, kozmetika, kozmetik ürünleri, kozmetik ve moda, kozmetik dünyası
- Benzer Konular
- Son Konular
Amerikalılar geçen yıl estetik uygulamalara 12.4 milyar dolar harcadı. Toplam 11.5 milyon estetik yapılan...
Katarakt hakkında bilinmesi gerekenler
--------------------------------------------------------------------------------
Kataraktın...
Epilepsi hakkında bilinmesi gerekenler
--------------------------------------------------------------------------------
Basit bir şekilde...
Epilepsi hakkında bilinmesi gerekenler
--------------------------------------------------------------------------------
Basit bir şekilde...
Katarakt hakkında bilinmesi gerekenler
--------------------------------------------------------------------------------
Kataraktın...
Sanal Alışveriş Merkezi Site Adresi:rositellshop.com
Kuruluşu Tarihi:2010
İçerik:Sanal Alışveriş Merkezi
Tanıtımı:
http://www.rositellshop.com/images/tema/ro... Eğlenceli Mynet Sohbet Odaları Site Adresi:mynet.bz
Kuruluşu: 2010
İçerik:Eğlenceli Mynet Sohbet Odaları
Tanıtımı:
http://www.mynet.bz/mylogo.png
Sohbet karşı... Hızlı Okuma Ve Hafıza Teknikleri Site Adresi:hizliokumateknigi.com
Kuruluşu Tarihi:2010
İçerik:Hızlı Okuma Ve Hafıza Teknikleri
Tanıtımı:
http://www.hizliokumateknigi...